Haberler
Moderator
ASENA YATAĞAN İstanbul - Bakan Ertuğruloğlu özetle şunları söyledi:
‘Kendilerini riske attılar’
Güney’de silahlanmayı İran savaşıyla açıklamak doğru değil. Bu, savaş öncesinden başlayan bir askeri yığınak politikası. Aynı zamanda NATO üyeliğini gündeme getirme çabalarıyla kendilerini riske attılar. Bu durum KKTC’yi de sanki hedefmiş gibi gösterdi ama bu doğru değil. Bizim herhangi bir tarafa özel bir yakınlığımız yok. Adadaki Türk askeri varlığı saldırı amaçlı değil, caydırıcı. Türk F-16’larının adaya gelmesi, Rumların ve Yunanistan’ın attığı yanlış adımlara karşı, Kıbrıs Türkü’nün yalnız olmadığını ve Türkiye’nin desteğini gösteren bir mesaj. Bu bizi son derece mutlu eden bir gelişme.
İki eşit devlet
Bugün Kıbrıs Türk halkı bu ateş çemberinin ortasında güven içinde yaşıyorsa, bunun nedeni Türk askeri varlığı. Onlara göre çözümün tek şartı Türk askerinin adadan çıkması. Bu beklenti sürdüğü sürece herhangi bir çözüm ya da müzakere süreci mümkün değil. Artık ortada bir gerçek var, adada iki egemen eşit devlet var. Bizim Rumlarla yeniden ortaklık devleti kurma ihtimalimiz yok, bu bitti. Siyasi eşitlik tek başına yeterli değil, egemen eşitliğe dayanmalı. Bu da iki devletli çözümü ifade eder. Yapılması gereken iyi komşuluk ilişkileri kurmak.
‘Her türlü tedbir alınır’
İsrail’in Ege adalarını kiralama iddiasını duyduğumda güldüm, hala da gülerim. Bu, Türkiye’yi ve Kıbrıs Türk halkını çevrelemeyi hedefleyen, hakimiyetçi ve işgalci bir zihniyetin yansıması. Buna kesinlikle müsaade edilmez, gereken her türlü tedbir alınır. (GKRY’nin NATO’ya arka kapıdan girme çabası) Bu tür girişimler Türkiye tarafından açık şekilde görülüyor. Bu tür yollarla Güney Kıbrıs’ın NATO’ya girmesi söz konusu değil. Türkiye buna asla izin vermez.