Yasam
Moderator
Seda Öğretir moderatörlüğündeki Zincirleme Reaksiyon'da bu hafta; Ortadoğu’da yükselen gerilim ve ABD’nin İran’a yönelik olası hamleleri gündeme taşındı.
Gündemi ve hayatı takip eden konu başlıklarını ele alan Zincirleme Reaksiyon'un son bölümünde; İsrail-ABD-İran çatışmasının etkileri tartışıldı. Programda iki kritik başlık öne çıktı: askeri senaryo ve Hürmüz Boğazı üzerinden kurulan stratejik denge.
Hukukçu Prof. Dr. Selami Kuran, ABD’nin İran’a yönelik kapsamlı bir kara harekâtının mevcut dengeler nedeniyle zor olduğunu vurguladı. Böyle bir operasyonun yüz binlerce askeri gerektirdiğini belirten Kuran, sınırlı güçle sonuç alınmasının mümkün görünmediğini ifade etti.
Sahadaki kırılma noktasına ilişkin değerlendirmesinde ise İran’daki Minab saldırısına “Bir okulun bombalanması dengeleri değiştirdi” sözleriyle dikkat çekti. Bu saldırının ardından İran içinde beklenen çözülmenin aksine toplumsal bir kenetlenme oluştuğu, muhalif kesimlerin dahi dış müdahaleye karşı devletin yanında konumlandığı değerlendirildi.
"HÜRMÜZ BOĞAZI KÜREEL ÖLÇKETE BİR STRATEJİK BASKI UNSURU HALİNE GELDİ"
Programın diğer başlığında ise enerji hattı üzerinden şekillenen denge öne çıktı. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Hazar Vural, Hürmüz Boğazı’nın yalnızca bir geçiş noktası değil, küresel ölçekte bir stratejik baskı unsuru haline geldiğini ifade etti. Enerji akışı, petrol fiyatları ve tedarik zincirleri üzerindeki etkiler büyürken, çatışmanın bölgesel sınırları aşma potansiyeline dikkat çekildi.
Prof. Dr. Selami Kuran, İran’ın mevcut tabloda elindeki en kritik gücü “Hürmüz Boğazı’ndan başka da İran’ın şu anda elinde bir koz yok" diyerek özetledi.
Enerji akışında yaşanabilecek aksama ihtimali, petrol fiyatları ve tedarik zincirleri üzerinden küresel etkiler yaratırken, bazı ülkelerin doğrudan bu süreçten ciddi şekilde etkilenmeye başladığı görülüyor. Körfez ülkelerinin ise mevcut tabloda daha temkinli bir çizgide kaldığı dikkat çekiyor.